KIRŞEHİR EĞİTİM FAKÜLTESİ DERGİSİ

ISSN: 2147 - 1037

2002/Cilt 3,Sayı-2

AŞIK PAŞA VE GAR&ICİRC;B-N&ACİRC;ME’NİN ANADOLU TÜRK YAZI DİLİ TARİHİ İ&CCEDİL;İNDEKİ YERİ VE ÖNEMİ

Ahmet Günşen 

Kültür, bir milletin kimliğini oluşturan değerler bütünü ise, dil de bu kimliği yansıtan ve nesiller boyu taşıyan milli bir değerdir.

Coğrafyanın basit bir toprak parçası olmaktan çıkıp, "vatan" olması nasıl uzun yıllar alıyorsa, bir dilin konuşma dili olmanın ötesine geçip, edebiyat ve bilim dili olma özelliğini kazanması da, uzun yıllar alan bir işlenme sürecini gerektirir.

İşte, 11. yüzyıldan itibaren türkleşme sürecine giren Anadolu coğrafyasının maddi ve manevi anlamda bir Türk ülkesi haline gelişinde, nasıl ki her biri bir gönül adamı olan Hacı Bektaş-ı Veli, Yunus Emre, Ahi Evran-ı Veli... gibi şahsiyetlerin ayrı ayrı yer ve önemleri varsa, Türkçenin Arapça ve Farsça karşısında bir bilim ve edebiyat dili olarak istiklalini kazanmasında da İlk Türkçecilerden olan ve 13. yüzyılın sonu ile 14. yüzyılın başlarında Kırşehir' de yaşayan Aşık Paşa' nın çok ayrı bir yeri ve önemi vardır.

İşte bu çalışmada, Türkçenin13-14. yüzyıllarda Anadolu' da bir yazı dili haline gelmesinde Aşık Paşa ve büyük eseri Garib-name' nin yeri ve önemi üzerinde durulmuştur; bunun yanı sıra, bu yüzyıllarda Kırşehir başta olmak üzere, Orta Anadolu ağızlarının Anadolu' da yeni temelleri atılan yeni Türk yazı dilinin kurulmasında temel teşkil ettikleri vurgulanmıştır.



Türk Dili,  Anadolu,  Eski Türkçe,  Eski Anadolu Türkçesi,  İlk Türkçeciler,  Aşık Paşa,  Garib-name,  Kırşehir,  Söz Varlığı,  Yazı Dili 




  
Makale Gönder